Türkçe Hristiyanlık Arşivi'ne ulaşmak için HristiyanForum.com'a üye olun!





İncil

İNCİL OKU, DİNLE, İNDİR

İncil’i word, pdf, mp3 formatlarında bilgisayarınıza indirmek için: http://www.hristiyanforum.com/forum/showthread.php?t=341101

İNCİL

incilİncil, Yunanca “Ευαγγέλιον” (Evangelion) şeklinde yazılır ve iyi haber, müjde anlamına gelir. Aslında Hristiyanlık‘taki kullanımı; bir kitap isminden ziyade bir haberi tarif etmek şeklindedir.

Hıristiyanlık inancının kutsal kitaplarından İncil‘in ilk dört kitabı İsa Mesih’in yaşamı, öğretileri, işleri, ölümü ve dirilişini farklı açılardan işlemektedir. Bunlar ‘müjde’, ‘iyi veya hoş haber’ anlamına gelen ‘İncil’ olarak bilinir. Çünkü O’nun dünyaya gelişi, ölümü ve dirilişi biz insanlığın kurtuluşu ve yararı için olduğundan Hristiyanlık inancında buna ‘İyi Haber’ denilmiştir.

Elçilerin İşleri kitabı ise ilk kilisenin nasıl oluştuğunu ve nasıl dünyanın en uzak bölgelerine kadar yayıldığını anlatır. Bundan sonra özellikle Pavlus ve diğer elçiler tarafından yazılan mektuplar vardır ki, bu mektuplarda imanlıların olgunlaşmasına yardım eden bir sürü öğüt, talim, uyarılar vs… bulunur.

En son olarak da Esinleme kitabıysa bizlere gelecekte neler olacağını ve her şeyin nasıl Tanrı’nın iradesi doğrultusunda sonuçlanacağını sembolik bir dille açıklar.

Hristiyan kelimesinin ilk kullanımı da İncil içinde anlatılmaktadır.

Elçilerin İşleri 11:25-26

Sonra Barnaba, Saul’u aramak için Tarsus’a gitti. Onu bulunca da Antakya’ya getirdi. Böylece Barnaba’yla Saul bütün bir yıl oradaki inanlılar topluluğuyla bir araya gelerek büyük bir kitleyi eğittiler. Öğrencilere ilk kez Antakya’da Mesihçiler (Hristiyanlar) adı verildi.

İNCİL’İN İÇERİĞİ;

MÜJDELER (4 kitap)

1. Matta
2. Markos
3. Luka
4. Yuhanna

TARİHSEL (1 kitap)

1. Elçilerin İşleri

PAVLUS’UN MEKTUPLARI (14 kitap)

1. Romalılar
2. 1. Korintliler
3. 2. Korintliler
4. Galatyalılar
5. Efesliler
6. Filipililer
7. Koloseliler
8. 1. Selanikliler
9. 2. Selanikliler
10. 1. Timoteos (Timoteyus)
11. 2. Timoteos (Timoteyus)
12. Titus
13. Filimon (Filimun)
14. İbraniler

GENEL MEKTUPLAR (7 kitap)

1. Yakup (Yakub)
2. 1. Petrus
3. 2. Petrus
4. 1. Yuhanna
5. 2. Yuhanna
6. 3. Yuhanna
7. Yahuda

KEHANET (1 kitap)

1. Vahiy

İNCİL FİLMLERİ


İNCİL’DE AHMED, MUHAMMED, FARAKLİT, PARAKLETOS, PERİKLUTOS VAR MIDIR?

Muhammed >> Sıfatlar >> Ahmed >> Övülmüş >> Periklitos >> Parakletos (Faraklit) >> Yardımcı >> İncil’de yardımcı kelimesi geçen bazı ayetler

İşte İslamiyet’in, Muhammed’in, Kur’an’ın ilahiliği buna dayanıyor…

Bu zorlama ve çelişkili teori basitçe aşağıdaki maddelerdeki gibidir. Ancak müslümanlar bunu karışıklaştırarak anlatmaya çalışırlar. Çünkü dünyanın en zayıf teorisidir, normal düzeyde zekaya sahip, önyargılara sahip olmayan birisi aşağıdaki teorideki zorlamayı ve zayıflığı görebilir:

  1. Muhammed’in bir sürü ismi var. Bu 400 küsür sıfattan bir tanesi seçilir: AHMED
  2. Ahmed kelimesinin mana anlamı: ÖVÜLMÜŞ demektir.
  3. Övülmüş kelimesinin Yunancası: PERİKLUTOS’tur.
  4. Dünya üzerindeki hiç bir arkeolojik İncil belgesinde “periklutos” kelimesi geçmez. İncil’de “parakletos” kelimesi geçer. İşte bu yüzden İslami ilahiyatçılar, Periklutos kelimesine yakın telaffuzdaki PARAKLETOS kelimesi ile PERİKLUTOS kelimesinin aynı olduğunu ve/veya aynı anlama geldiğini iddia ederler. Artık Periklutos ile Parakletos tek bir kelime gibi sayılır. Her iki kelimenin ayrı ayrı her anlamı ikisine birden mal edilir. Ayrıca bir de FARAKLİT kelimesi oyuna dahil edilir. Bu iki kelime ile alakası olmayan, Faraklit kelimesi de Paraklit olarak lanse edilir.
  5. Parakletos kelimesinin anlamı ise YARDIMCI/TESELLİ EDİCİdir.
  6. İncil’de geçen bazı Parakletos kelimeleri ise; GELECEK OLAN YARDIMCI bir varlık vaadi vardır.
  7. İşte bu gelecek olan yardımcı kişinin de aslında Muhammed olduğu iddia edilir.

Şimdi bu maddelere dair İslami alimlerin iddialarını inceleyelim:

MÜSLÜMANLARIN, MUHAMMED’E YÜZLERCE SIFAT ATFETMELERİ VE BUNLARI BİRER ÖZEL İSİM GİBİ KULLANMAYA ÇALIŞMALARI

http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=450

Abdullah: Allah’ın kulu.
Âbid: Kulluk eden, ibadet eden.
Âdil: Adaletli, doğru, doğruluktan, haktan ayrılmayan.
Ahmed: En çok övülmüş, sevilmiş.
Ahsen: En güzel.
Alî: Çok yüce.
Âlim: Bilgin, bilen.
Allâme: Çok bilgili.
Âmil: İşleyici; iş ve hareket adamı.
Aziz: Çok yüce, çok şerefli.
Beşîr: Müjdeleyici.
Burhan: Sağlam delil.
Cebbâr: Kahredici, galip.
Cevâd: Cömert.
Ecved: En iyi, en cömert.
Ekrem: En şerefli.
Emin: Doğru ve güvenilir.
Fadlullah: Allah’ın ihsanı, fazlı.
Fâruk: Hakkı ve bâtılı ayıran.
Fettâh: Yoldaki engelleri kaldıran.
Gâlip: Hâkim ve üstün.
Gani: Zengin.
Habib: Sevgili, çok sevilen.
Hâdî: Doğru yola götüren.
Hâfiz: Muhafaza edici.
Halîl: Dost.
Halîm: Yumuşak huylu.
Hâlis: Saf, temiz.
Hâmid: Hamd edici, övücü.
Hammâd: Çok hamd eden.
Hanîf: Hakikate sımsıkı sarılan.
Kamer: Ay.
Kayyim: Görüp gözeten.
Kerîm: Çok cömert, çok şerefli.
Mâcid: Yüce ve şerefli.
Mahmûd: Övülen.
Mansûr: Zafere kavuşmuş.
Masûm: Suçsuz, günahsız.
Medenî: Şehirli, bilgili ve görgülü.
Mehdî: Hidâyet eden, doğru yola ileten.
Mekkî: Mekkeli.
Merhûm: Rahmetle bezenmiş.
Mes’ud: Mutlu.
Metîn: Sağlam, özü ve sözü doğru, itimat edilir.
Muallim: Öğretici.
Muhammed: Yerde ve gökte çok övülen.
Muktefâ: Peşinden gidilen.
Muslih: Islah edici ve düzene koyucu.
Mustafa: Çok arınmış.
Mutî: Hakka itaat eden.
Mu’tî: Veren, ihsan eden.
Muzaffer: Zafer kazanan, üstün.
Mübârek: Uğurlu, hayırlı, bereketli, feyzli.
Müctebâ: Seçilmiş.
Mükerrem: Şerefli, yüce, aziz, hürmet ve tâzime erişmiş.
Müktefî: İktifâ eden.
Münîr: Nurlandıran, aydınlatan.
Mürsel: Elçilikle gönderilmiş.
Mürtezâ: Beğenilmiş, seçilmiş.
Müstakîm: Doğru yolda olan.
Müşâvir: Kendisine danışılan.
Nakî: Çok temiz.
Nakîb: Halkın iyisi, kavmin en seçkini.
Nâsih: Öğüt veren.
Nâtık: Konuşan, nutuk veren.
Nebî: Peygamber.
Neciyyullah: Allah’ın sırdaşı.
Necm: Yıldız.
Nesîb: Asîl, temiz soydan gelen.
Nezîr: Uyarıcı, korkutucu.
Nimet: İyilik, dirlik ve mutluluk.
Nûr: Işık, aydınlık.
Râfi: Yükselten.
Ragıb: Rağbet eden, isteyen.
Rahîm: Müminleri çok seven, acıyan.
Râzî: Kabul eden, hoşnut olan.
Resûl: Elçi.
Reşîd: Akıllı, olgun, iyi yola götürücü.
Saîd: Mutlu.
Sâbir: Sabreden, güçlüklere dayanan.
Sadullah: Allah’ın mübarek kulu.
Sâdık: Doğru olan, gerçekçi.
Saffet: Arınmış, seçkin.
Sâhib: Mâlik, arkadaş; sohbet edici.
Sâlih: İyi ve güzel huylu.
Selâm: Noksan ve ayıptan emin.
Seyfullah: Allah’ın kılıcı.
Seyyid: Efendi.
Şâfi: Şefaat edici.
Şâkir: Şükredici.
Şems: Güneş.
Tâhâ: Kur’an-ı kerimdeki rümuz ismi.
Tâhir: Çok temiz.
Takî: Haramlardan kaçınan.
Tayyib: Helâl, temiz, güzel, hoş.
Vâfi: Sözünde duran, sözünün eri.
Vâiz: Nasihat eden.
Vâsıl: Kulu Rabbine ulaştıran.
Velî: Veli, sahip, dost.
Yasîn: Gerçek insan, insan-ı kâmil.
Zâhid: Masivadan yüz çeviren.
Zâkir: Allah’ı çok anan.
Zeki: Temiz, akıllı.

Yukarıdaki kaynağa göre 400+ fazla ismi var. (Dipnotta belirtiliyor) Ama dikkatli bakılırsa aslında bunların çok büyük çoğunluğu özel isimden ziyade SIFATlar. Yani bir kişiye özel isim değil, genel ifade. Bir insana bu kadar çok sıfatı, isimmiş gibi yapıştırırsanız, mutlaka dünya üzerindeki her hangi bir kitabın her hangi bir dile çevirisindeki bir kelimeye telaffuz olarak benzeyen başka bir kelimenin anlamının benzerini yakalarsınız. 😀

MÜSLÜMANLARIN PARAKLETOS KELİMESİNDEN PERİKLUTOS’U ÜRETME İHTİYACI

Müslümanların, İslami alimlerin, Parakletos kelimesinden Periklutos kelimesine bir bağ kurma ihtiyaçları vardır. Çünkü Ahmed sıfatı (isim değil) üzerinden, ancak Periklutos kelimesine ulaşabilirler. Teorileri o noktadan ileriye gidemediğinden, yani Parakletos yani Yardımcı yani İncil içindeki ayetlerde geçen Kutsal Ruh’a bağlantı kuramamaktadırlar. Teori şurada tıkanır: Muhammed >> Sıfatlar >> Ahmed >> Övülmüş >> Periklitos. Periklitos’tan Parakletos’a bağlantı ve geçiş yoktur. Bu bağlantıyı kurabilmek ya da kuramamak; Muhammed’in, Kur’an’ın, İslam’ın ilahiliğini belirler.

https://sorularlaislamiyet.com/incilde-gecen-faraklit-kelimesinin-peygamber-efendimize-isaret-etmedigi-iddia-ediliyor-bu-kelimeni-0

Yunanca Parakletos kelimesi en basit anlamıyla “Yardımcı” demektir. Yine Yunanca bir kelime olan Periklutos ise “övülmüş” (İngilizce: praised one) anlamına gelmektedir. İslam Peygamberi Muhammed (asv)’in isimlerinden biri olan Ahmed de “övülmüş” anlamına gelmektedir. Bu nedenle bazı İslam alimlerince Parakletos sözcüğünün Periklutos ile aynı sözcüktür ve Ahmed ile anlam olarak örtüşmektedir(a.g.e; ayrıca bk. Alusî, XXVIII/86-88; Elmalılı Hamdi Yazır, VIII/12-17).

http://www.nurnet.org/faraklit-kimdir-incilde-hz-muhammed-asmden-bahseden-ayetler/

Paraklit kelimesinin kökenini dil bilimi açısından analiz eder misiniz?

Bu konuda Abdulahad Davud şöyle demektedir: “Paraklit kelimesi ‘Periqlytos’ kelimesinin bozulmuş şeklidir. ‘Periqlytos’ gerek etimolojik, gerekse lugat anlamı itibariyle ‘şanı yüce, övülmeye layık olan’ demektir. Bu hususla ilgili şahidim Alexandre’nin “Dictionnaire Grec Français” isimli eseri olup kelimeyi şöyle açıklar: Bu birleşik isim ‘Peri’ ön eki ile övmek kökünden türeyen ‘kleotis’ kelimesinden mürekkeptir. Bu kelime Arapça’da en meşhur, en çok öven, şanı en yüce olan ‘Ahmed’ kelimesinin tam karşılığıdır. Burada halledilmesi gereken tek mesele Hz. İsa tarafından kullanılan bu ismin Arami dilindeki aslını bulmaktır.” [bkz : Davud, Abdulahad; Tevrat ve İncil’e Göre Hz. Muhammed, s. 276 ]

-Bazı hristiyan çevreler kelimenin Períklytos değil Paráklêtos olduğunu dolayısıyla yanlış anladığımızı söylüyorlar ne dersiniz?

Períklytos ile Paráklêtos’un fonetik olarak birbirlerine yakınlığı karşısında, çevirmenlerin -yahut, daha büyük bir ihtimalle sonraki tarihlerdeki yazıcıların- bu iki ifadeyi nasıl karıştırdıklarını anlamak kolaylaşır. Hem Ârâmî Mawhamana hem de Yunanca Períklytos’un ikisinin de hamide (“övdü/hamdetti”) fiilinden ve hamd (“övgü”) isminden türetilmiş olan Son Peygamber’in iki ismi Muhammed ve Ahmed ile aynı anlamı taşımış olmasının önemi büyüktür. [ bkz: M.Esed 61/6 dipnot ]

Öte yandan İbn İshak (151/768), Yuhanna İncili’nin 15/26-27. âyetlerini şöyle tercüme etmiştir: “Babanın size göndereceği Münhamanna, Baba’dan çıkan hakikat ruhu geldiği zaman, benim için şahitlik edecektir. Siz de şahitlik edeceksiniz; çünkü başlangıçtan beri benimle berabersiniz. Bunu size, yanlışa sapmayasınız diye söylüyorum.” Münhamanna, Süryanice’de Muhammed karşılığındadır. Yunanca’sı Paraklitos’tur.

[ bkz: İbn Hişam, es-Sîratü’n-Nebeviyye, I, 187-188, Riyad, 1413/1992.]

Yukarıdaki metin o kadar komik ki insan bunlara inanan insanlar olmasına şaşıyor. Parakletos ile Periklutos’un telaffuzlarının yakınlığından yola çıkarak birbirine anlam olarak yakınlaştırmaya ihtiyacı olan İSLAM’IN, KUR’AN’IN, MUHAMMED’İN KENDİSİdir. Ama yukarıdaki sitede verilen dipnotlarda, bunu sanki hristiyanlar yapıyormuş gibi anlatılmaktadır. İSLAM’IN, KUR’AN’IN, MUHAMMED’İN KENDİSİnin; PARAKLETOS VE PERİKLUTOS KELİMELERİ ARASINDA BAĞ KURMAYA İHTİYACI VARDIR, HRİSTİYANLARIN DEĞİL. Müslümanların iddia ettiği gibi olsaydı; “Muhammed’i, Ahmed’i gizlemeye çalışan hristiyanlar”ın bu iki kelime arasında karıştırma yaparak bağ kurmaları “Muhammed’in Ahmedi’nin doğrulanması”na sebebiyet veriyor olurdu. Dolayısıyla yukarıdaki İslami alimler hem kendileri bir çarpıtma/oyun/aldatmaca/sahtekarlık yapıyorlar hem de bunu sanki hristiyanlar yapıyormuş gibi gösterip ikinci kez çarpıtma/oyun/aldatmaca/sahtekarlık yapıyorlar.

İslam alimleri içinde bir antik-Grekçe uzmanı olduğunu düşünmüyorum, varsa buyursun Yunanca dilbilgisi konusundaki hünerlerini göstersinler. Ha eğer aralarında antik-Grekçe uzmanı var ve de anca yukarıdaki iddiaları üretebiliyorlarsa, durum onlar için daha da vahimdir. İslam alimlerinin kendileri haricinde dilbilimsel olarak bunlara inanan yoktur.

YUNANCA’DAN ARADIĞINI BULAMAYAN MÜSLÜMANLARIN İBRANİCE/ARAMİCE’YE SARILMA İHTİYAÇLARI VE FARAKLİT’İ ARAYA SIKIŞTIRMA ÇABALARI

https://sorularlaislamiyet.com/incildeki-paraklit-veya-faraklit-kelimesi-tam-olarak-neye-isarettir

İncil’in ilk gelişi İbrânice’dir. Daha sonra Yunanca’ya tercüme edilmiştir. Bizim elimizdeki Arapça tercümeler ise, Yunanca’dan yapılan tercümelerdir.

“Faraklit” ismi, Yunanca’ya yapılan ilk tercümelerde geçtiği için, İbranice asıllarında bu kelimenin karşılığı nedir onu bilemiyoruz. Faraklit, Yunanca bu kelimenin Arapça karşılığıdır. Yani ta’rîb yoluyla Arapça’ya girmiştir. Ancak biz sadece bu kelime üzerinde durup meselemizi ona binâ etmeyeceğiz. Belki, İncil’de müjdelenen gelecek nebînin, bütün hususiyetlerini, Efendimiz’de tahakkukunu görmeye çalışacağız…

İncil’in ilk gelişi diye bir şey yoktur. İncil’in, müslümanların inandığı şekilde yani “yukarıdan indiği” iddiası yine müslüman iddiasıdır. Hristiyanlar ve hristiyan olmayanlar bile, tarih boyunca, İncil’in indiğini iddia etmemişlerdir. İncil, zaten İsa’dan sonra yazılmış bir kitaptır. İncil’in içindeki ayetlere bakarak, İncil’in grekçe yazıldığı, ibranice/aramice yazılmadığı çok basit bir şekilde görülebilir: http://www.hristiyanforum.com/forum/showthread.php?t=320824

İncil’in İbranice asıllarından Yunanca’ya ilk tercümeleri diye iddia edilen şeye dair dünya üzerinde her hangi bir arkeolojik veri yoktur. Bazı teologlar, dilbilgisi incelemelerine bakarak, İncil’in sadece Matta mektubunun İbranice/Aramice taslakları olabileceğini belirtmektedirler.

Ayrıca, dünya üzerindeki hiç bir İncil metni ya da İncil metni parçası kopyasında Periklutos kelimesi geçmez, Parakletos kelimesi geçer. Dolayısıyla İslami alimlerin, Muhammed ile ığdının dığdısı üzerinden bağlantılı olan Periklutos kelimesini, İncil’de geçen Parakletos kelimesine bağlamaları için arkeoloji yolu kapalıdır.

Lakin İslami siteden alıntı paragrafta bir çelişki daha mevcuttur; Faraklit ismi bir isim değil, bir sıfattır. Eğer başka bir dile tercüme varsa zaten sıfat olan bu kelimenin anlamı yazılır. Özel isimler ise başka dile çevrilmez, aynen kalır.

Aslında yukarıdaki paragrafın yazarı da, farkında olmadan, Parakletos-Periklutos-Faraklit bağlantısının zayıflığını görüyor ve bu bağlamda elinde delil olmadığını itiraf ediyor ve konuyu İbranice/Aramice tartışmasına çekmeye çalışıyor. Ama o tartışmada da delilleri yok, teorileri çelişkili ve bizim tarafımızdan da çürütüldü.

Görüleceği üzere; müslümanların iddialarına sunulan kaynaklar yine kendi yazarları. Kendi yazarlarının yine ispatlanmamış ve tam tersi yönde deliller içeren başka iddialarını sanki birer delilmiş gibi diğer iddialarına delil olarak sunmaya çalışıyorlar. Dilbilgisi ve arkeolojiye dair bir delil sunamıyorlar, tüm veriler tam tersini gösteriyor.

Ünlü İslami alim Elmalılı Hamdi Yazır’ın savunması “mişler, müşler, muşlar”a dayanıyor: https://sorularlaislamiyet.com/incilde-gecen-faraklit-kelimesinin-peygamber-efendimize-isaret-etmedigi-iddia-ediliyor-bu-kelimeni-0

Elmalılı Hamdi Yazır, Fatih kütüphanesinde bu mesele ile ilgili bir eser gördüğünü, orada bir papazın İncillerdeki “Faraklit” müjdelerinin, Kur’an’ın bu âyetinde haber verilen “Benden sonra gelecek Ahmed isminde bir peygamberi müjdeleyeci olarakç…” şeklindeki müjdesi olduğuna kanaat getirerek Müslüman olduğunu ve bu hususa dair bir risale yazdığını belirten ifadelere rastladığını söylemiştir.(bk. Yazır, , VIII /16).

KELİMELERDEN, DİLLERDEN, ARKEOLOJİDEN UMDUĞUNU BULAMAYAN İSLAM ALİMLERİNİN EBCED HESABINA SARILMALARI

Yunanca’dan, arkeolojiden, İbranice’den dayanak bulamayan bazı müslümanlar ise Ebced hesabı isimli yöntem ile bu sefer de sayılar üzerinden bağlantı kurmaya çalışıyorlar. Tabi kelimelerin, kelimelerin anlamlarının, farklı dillerin bitmesinden sonra sayılardan bir şeyler bulmaya çalışmak gayet doğal…

https://sorularlaislamiyet.com/incilde-gecen-faraklit-kelimesinin-peygamber-efendimize-isaret-etmedigi-iddia-ediliyor-bu-kelimeni-0

a. “Benden sonra gelecek” anlamındaki “Ye’tî min b’adî” ifadesinin kelime ve harfleriyle birlikte ebced değeri: 611’dir. Ki bu tarih Hz. Muhammed (asv)’in peygamber olduğu tarihtir. Bu tevafuk âyetin manasını pekiştirecek ve o cümlenin kullanılmasının hikmetini ortaya koyacak mahiyettedir.

b. İkinci vurgulu cümle olan “Onun adı Ahmed’dir” mealindeki ifadenin ayetteki Arapça metninde yer alan ilk kelime “ismuhu”nun ebced değeri, 106= 2×53’tür. İkinci kelime “Ahmed”in ebced değeri ise, 53’tür. Demek ki bu ayette bir taraftan Hz. Muhammed (asv)’in risalet tarihine, diğer taraftan onun Ahmed ismine dikkat çekilmiştir.

c. Ebced değeri 53 olan ve miladî 611’de peygamber olan Hz. Ahmed (asm)’in söz konusu yapıldığı bu ayet, Kur’an’daki sırası itibariyle de aynı rakamlara işaret etmektedir. Çünkü, bu ayet Kur’an’ın 5169. ayetidir. Bu sayıdan Hz. Peygamber (asm)’in risalet tarihi olan ve “Benden sonra gelecek” cümlesinin de ebced değeri olan 611’i çıkardığımızda, geriye 4558 rakamı kalır ki, bu sayı “Ahmed” isminin ebced değeri olan 53’ün 86 katıdır. 86 sayısı ise, ayette yer alan “benden sonra” ifadesinin Arapçası olan “Ba’dî” kelimesinin ebced değeri olduğu gibi, Hz. Ahmed (asm)’in peygamberlik müddeti (23) ile vefat ettiği zaman ki yaşı (63)nı göstermektedir.

İSLAMİ INTERNET SİTELERİ VE ALİMLERİN İNCİL METİNLERİNDEN AYETLERİ TEK TEK ÇEKEREK (CIMBIZLAYARAK) YORUMLAMAYA ÇALIŞMASI

Yukarıda linkini verdiğimiz İslami sitelerdeki makaleler incelendiğinde görülecektir ki, İslami alimler, sadece işlerine gelen ayetleri, bu ayetlerin içinde bulunduğu pasajın içinden çekip, tek başına okumakta, okutturmakta ve bu bağlamda kendi okuyucularını etkilemeye çalışmaktadırlar. Oysaki, ilgili ayetlerin içinde bulunduğu metni, düz yazı olarak bile okusanız, bazı “Yardımcı/Teselli Edici” diye tarif edilen varlığın Muhammed olmasının mümkün olmadığı ortaya çıkar. İlgili ayetleri normal bir şekilde okuyan kişiler için, ilgili ayetleri, bulundukları paragraftan koparmadan, anlaşılır bir şekilde müslümanların Ahmed iddiasını çökerttiğimiz makalemizi şu adresten okuyabilirsiniz: http://www.hristiyanforum.com/forum/showthread.php?t=168#post328

TURKISH CHRISTIANS NETWORK