RESUL PAVLUS’UN
ROMALILARA MEKTUBU
Bölüm 1
1İsa Mesih’in kulu, resul olarak çağrılmış, Al-lah’ın İncil’ine ayrılmış olan Pavlus:
2Kendi peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılarda önce-den vaat ettiği o İncil ki,
3-4Bedene göre Davut’un soyundan1 gelen, kutsallık Ru- huna göre, ölülerden diriliş ile2 kudretle Allah’ın Oğlu olduğu ilan edilen,3 kendi Oğlu Rabbimiz İsa Mesih hak-kındadır;
5Bütün uluslar arasında imana itaat için, O’nun adına ve O’nun aracılığıyla inayeta ve resulluk görevini aldık;
6Siz de onların arasında İsa Mesih’in çağrılmışlarısınız;
7Allah’ın Roma’da bulunan bütün sevgililerine, kutsal çağrılanlara, Babamız Allah ve Rab İsa Mesih’ten size inayet ve esenlik4 olsun.
8İlk önce, hepiniz için İsa Mesih aracılığıyla Al-lahıma şükrederim ki, imanınız bütün dünyada ilân olun-muştur.
9-10Çünkü sizi durmadan nasıl andığıma, nihayet şimdi mümkünse, bir yolla Allah tarafından başarılı kılınıp size gelmek için, her zaman dualarımda nasıl yalvardığıma, Oğlu’nun İncilinde ruhumla hizmet ettiğim Allah tanı-ğımdır.
11Çünkü sağlam bina olunmanız amacıyla size ruhsal bir armağan vermek için sizi görmeyi çok özlüyorum;
12Yani hem sizin hem de benim, birbirimizin imanı aracı-lığıyla, aranızda sizinle birlikte teselli olayım.
13Ama ey kardeşler, sizin bilgisiz olmanızı istemem ki, diğer uluslar arasında olduğu gibi, sizin aranızda da bir miktar meyvem olsun diye, çok kez yanınıza gelmeye ni-yet ettim ve şu ana dek engellendim.
14Hem Yunanlılara hem de barbarlara, hem bilgelere hem de bilge olmayanlara borçluyum.
15Böylece, elimden geldiğince1 Roma’da olan sizlere de İncil’i ilân etmeğe hazırım.
16Çünkü Mesih’in İncilinden utanmam; çünkü iman eden herkese, önce Yahudiye, hem de Yunanlıya, kurtuluş için Allah’ın gücüdür.
17Çünkü onda Allah’ın salâhıa imandan, imana açıklanır; yazılmış olduğu gibi, “Ama salih imanla yaşayacaktır.”b
18Çünkü haksızlık2 ile gerçeği alıkoyan insanla-rın bütün tanrısal yaşamsızlıklarınac ve haksızlıklarına karşı Allah’ın gazabı gökten açıklanır;
19Çünkü Allah hakkında bilinen şeyler, onların araların-da açıklanmıştır; çünkü Allah onlara açıklamıştır.
20Çünkü onların mazeretli3 olmamaları için, O’nun gö-rünmez şeyleri, hem sonsuz gücü hem de İlâhi kişiliği, dünyanın yaratılışından beri yapılan şeylerle anlaşılarak açıkça görülüyor.
21Çünkü Allah’ı bildikleri hâlde O’nu Allah olarak yü-celtmediler, ne de şükrettiler;4 ama kendi düşüncelerinde5 boş oldular; ve onların anlayışsız yüreği kararmış oldu.
22Akıllı olduklarını iddia ederken akılsız oldular.
23Ve çürümez olan Allah’ın yüceliğini, çürüyücü olan in-san ve kuşlar ve dört ayaklılar ve sürüngenler şeklinin bezeyişi ile değiştirdiler.
24Bu nedenle de Allah, kendi aralarında bedenleri rezil olsun diye, yüreklerinin arzuları içinde onları pisliğe terk etti;
25Onlar ki Allah’ın gerçeğini yalana değiştirdiler ve Yara-dan’dan ziyade yaratığa tapıp hizmet ettiler; O ki çağlara6 dek mübarektir.7 Amin.
26Bundan dolayı Allah onları rezalet ihtiraslarına teslim etti; çünkü onların kadınları bile, doğal kullanışı doğaya ters olana çevirdiler;
27Ve aynı şekilde erkekleri de kadının doğal kullanışını
bırakarak şehvetlerinde birbirlerine karşı yanıp tutuştular; erkekler erkeklerle utanç işlediler ve sapıklıklarına yara-şan karşılığı kendi kişiliklerinde almış oldular.
28Ve kendi bilgilerinde Allah’ın varlığını kabul etmeyi1 uygun görmediklerine göre, Allah onları yakışıksız şey-ler yapmak üzere uygun olmayan bir fikre terk etti;
29Tüm haksızlık,2 zina, kötülük, aç gözlülük, kin3 ile do-lu olarak; kıskançlık, cinayet, çekişme, hile, kötü huy ile dolu; dedikoducu,
30İftiracı, Allah’ın nefret ettiği kişiler,4 küstah, kibirli, övünen, kötü şeyler icad edici, ana babaya itaatsiz,
31Anlayışsız, sözünde durmaz, doğal sevgiden yoksun, affetmeyi bilmez, merhametsizdirler.
32Onlar ki, bu gibi şeyleri yapanlar ölüme lâyıktırlar diye Allah’ın adil yargısını bildikleri hâlde, onları yapmakla kalmıyor, ama onları yapanlardan da hoşlanıyorlar.5
Bölüm 2
1Bunun için ey adam, ey her yargılayan kişi, mazeretli değilsin;a çünkü başkasını yargıladığın şeyde kendini mahkûm ediyorsun; çünkü sen, ey yargılayan, aynı şeyleri yapıyorsun.
2Ama bu gibi şeyleri yapanlara karşı6 Allah’ın yargısının gerçeğe göre olduğunu biliyoruz.
3Ve bu gibi şeyleri yapanları yargılayan ve onları yapan sen, ey adam, bunu sanıyor musun ki, Allah’ın yargısından kaçacaksın?
4Ya da Allah’ın iyiliğinin,7 seni tövbeye yönelttiğini bil-meyerek, O’nun iyiliğinin ve sabrının ve tahammülünün zenginliğini hor mu görüyorsun?
5Ama gazap gününde ve Allah’ın adil yargısının açıkla-nacağı günde, senin sertliğine ve pişman olmayan yüreği-ne göre kendine gazap biriktiriyorsun;
6O Allah ki, herkese işlerine göre karşılık verecektir;
7İyi işte sabır ile, yüceliği ve onuru ve çürümezliği ara-yanlara sonsuz hayatı;
8Ama çekişmeli olanlara ve gerçeğe itaat etmeyip, ama haksızlığa itaat edenlere, kızgınlık ve gazap;
9Önce Yahudinin, hem de Yunanlının, kötü olanı işleyen her adamın canı üzerine, sıkıntı ve istirap verecektir;1
10Ama iyi olanı işleyen herkese, önce Yahudiye, hem de Yunanlıya yücelik ve onur ve esenlik verecektir;
11Çünkü Allah’ın yanında2 kişilerin hatırını sayma yoktur.
12Çünkü Yasa’sız olarak günah işleyen herkes, Yasa’sız olarak da mahvolacaktır; Yasa altında günah işleyenlerin hepsi Yasa’yla yargılanacaklar;
13Çünkü Allah’ın önünde saliha olanlar Yasa’yı işitenler değildir; ancak Yasa’yı yerine getirenler salih sayılacak-lardır.
14Çünkü Yasa’ya sahip olmayan uluslar, Yasa’nın şeyleri-ni doğal olarak yaptıkları zaman, Yasa’ya sahip olmayan bunlar kendi kendilerine yasadırlar;
15Onların vicdanları, onlarla birlikte tanıklık ederek ve düşünceleri, birbirleri arasında onları ya suçlayarak ya da savunarak, Yasa’nın işi yüreklerinde yazılı olduğunu gösterirler;
16Böylece benim İncilime göre Allah’ın, İsa Mesih ara-cılığıyla insanların gizli şeylerini yargılayacağı günde mahvolacaklardır.
17İşte, sen Yahudi adını taşırsın ve Yasa’ya dayanırsın ve Allah’la övünürsün,
18Ve O’nun isteğini bilirsin ve Yasa’dan öğretilmiş ola-rak daha mükemmel olan şeyleri onaylarsın;
19-20Yasa’da da bilginin ve gerçeğin şekline3 sahip olarak kendin, körlerin kılavuzu, karanlıkta olanların ışığı, akılsızların eğiticisi, çocukların öğretmeni olduğuna kan-mışsın;
21Öyleyse başkasına öğreten sen, kendine öğretmez mi-sin? Çalmamayı vaaz eden sen, çalar mısın?
22Zina etmemeyi söyleyen sen, zina eder misin? Putlar-dan iğrenen sen, tapınakları yağma eder misin?
23Yasa’yla övünen sen, Yasa’yı çiğnemekle1 Allah’ı aşa-ğılar mısın?
24Çünkü yazılmış olduğu gibi, sizden dolayı uluslar ara-sında Allah’ın adına küfrediliyor.
25Çünkü eğer Yasa’yı yerine getirirsen, sünnetlilik ger-çekten yarar sağlar; ama sen, Yasa’yı çiğneyen biriysen, senin sünnetliliğin sünnetsizlik olmuştur.
26Bundan dolayı eğer sünnetsizlikteki kişi Yasa’nın ge-reklerini yerine getirirse, onun sünnetsizliği sünnetlilik olarak sayılmayacak mı?
27Ve doğal olarak sünnetsizlikte olan kişi, Yasa’yı yerine getirirse, kitap2 ve sünnetlilikle Yasa’yı çiğneyici olan seni yargılamayacak mı?
28Çünkü ne dıştan Yahudi olan Yahudidir, ne de dıştan, bedende olan sünnetlilik sünnetliliktir;
29Ama içten Yahudi olan Yahudidir; ve harfte değil, ruhta yüreğin sünnetliliği sünnetliliktir; onun övgüsü insanlar-dan değil, ama Allah’tandır.
Bölüm 3
1Öyleyse Yahudi’nin üstünlüğü nedir? Ya da sün-netliliğin yararı nedir?
2Her yönden çoktur; çünkü ilk önce, gerçekten Allah’ın bildirileri3 onlara emanet edilmiştir;
3Çünkü eğer bazıları iman etmediyse, ne olur? Onların imansızlığı Allah’ın sadakatını4 etkisiz kılar mı?
4Asla bu olmasın! Ama Allah doğru ve her insan yalancı olsun; yazılmış olduğu gibi: “Öyle ki, sen sözlerinde haklı çıkasın ve yargıda bulunduğunda5 galip olasın.”a
5Ama eğer bizim haksızlığımız Allah’ın adaletini ortaya çıkarıyorsa,6 ne diyelim? Öfkeyle cezalandıran Allah haksız mıdır? (İnsana göre konuşuyorum).
6Asla bu olmasın! Yoksa7 Allah dünyayı nasıl yargıla-yacak?
7Çünkü eğer benim yalanımla Allah’ın gerçeği O’nun yüceliği için daha ziyade çoğaldıysa, neden ben de yine bir günahkâr olarak yargılanıyorum?
8Ve iftira olunduğumuz gibi ve bazılarının söylediğimizi iddia ettikleri gibi, neden, “Kötü şeyler işleyelim ki, iyi şeyler gelsin” demeyelim? Onlar ki, yargılanmaları ada-letlidir.
9O halde ne? Biz onlardan daha mı iyiyiz? Kesin-likle değil! Çünkü daha önce hem Yahudileri hem de Yu-nanlıları, hepsini günah altında olmakla suçladık;
10Yazılmış olduğu gibi: “Salih kişi yok, bir kişi bile yoktur;
11Anlayan kimse yoktur, Allah’ı arayan kimse yoktur;
12Hepsi yoldan saptılar, birlikte yararsız oldular; iyilik eden yok, bir kişi bile yoktur;”a
13“Boğazları açık mezardır; dilleriyle hile kullandılar;” “Engereklerin zehiri dudaklarının altındadır,”b
14“Onların ağızları lânet ve acılıkla doludur;”c
15“Kan dökmek için ayakları tezdir;
16Yıkım ve sefalet onların yollarındadır;
17Ve barış yollarını bilmediler;”d
18“Gözleri önünde Allah korkusu yoktur.”e
19Şimdi, biz biliriz ki Yasa her ne söylerse, Yasa altında olanlara1 söyler; öyle ki, her ağız kapansın ve bütün dün-ya Allah’a karşı hüküm altında bulunsun.
20Bu nedenle Yasa işleri ile hiç kimse,° O’nun önündef salih sayılmayacaktır;2 çünkü günah bilgisi Yasa aracı-lığıyladır.
21Ama şimdi, Allah’ın salâhı, Yasa ve peygamberler tarafından hakkında tanıklık edilerek, Yasa’dan ayrı olarak açıklanmış oldu;
22İsa Mesih imanı aracılığıyla olan Allah’ın bu salâhı, iman edenlerin hepsinin üzerine ve hepsi içindir; çünkü fark yoktur;
23Çünkü hepsi günah işlediler ve Allah’ın yüceliğinden yoksun3 kaldılar;
24Mesih İsa’da olan fidye1 aracılığıyla, O’nun inaye-tiyle karşılıksız salih sayılmış2 olurlar;
25-26Allah’ın sabrında daha önce işlenmiş olan3 günahla-ra göz yumduğundan4 dolayı, kendi adaletinin göste-rilmesi için, Allah O’nun kanında iman aracılığıyla O’nu kefareta olarak öne sürdü; öyle ki, şimdiki zamanda kendi adaletinin gösterilmesi için, kendisinin adil olması ve İsa’nın imanından olanı salih sayması2 için.
27Öyleyse övünme nerede? Dışarda bırakıldı. Hangi yasa aracılığıyla? İşlerin yasası ile mi? Hayır, ama İman yasa-sı aracılığıyla.
28Onun için insanın, Yasa işleri olmaksızın iman aracı-lığıyla salih sayılacağını hesap ediyoruz.
29O yalnız Yahudilerin Allah’ı mıdır? Ulusların da değil mi? Evet ulusların da Allah’ıdır.
30Gerçekten Allah bir olduğuna göre, O sünnetliği iman ile, sünnetsizliği de iman aracılığıyla salih sayacaktır.
31Öyleyse biz iman aracılığıyla Yasa’yı etkisiz5 mi kılıyo-ruz? Asla bu olmasın! Ama Yasa’yı sabitleştiriyoruz.
Bölüm 4
1O zaman bedene göre atamız İbrahim için, o ne buldu diyelim?
2Çünkü eğer İbrahim işler ile salih sayıldıysa, onun övün-me dayanağı vardır; ama Allah’ın önünde değil.
3Çünkü Kutsal Yazı ne diyor? “Ve İbrahim Allah’a iman etti ve kendisine salâhb olarak sayıldı.”c
4Şimdi, çalışana ödül, inayet olarak değil, borç olarak6 sayılır.
5Oysa işlemeyene, ama tanrısal yaşamsız olanı salih sa-yana iman edene, onun bu imanı, salâh olarak sayılır.
6Nasıl ki, işler olmaksızın Allah’ın salih saydığı adamın mutluluğunu Davut da şöyle ilân eder:
7“Kanunsuzlukları bağışlanmış ve günahları örtülmüş olanlar mutludurlar;
8Rab’bin, kendisine hiç günah saymadığı adam ne mut-ludur!”a
9Öyleyse bu mutluluk sünnetlilik üzerine mi, yoksa sünnetsizlik üzerine de mi? Çünkü diyoruz ki, “İbrahim’e, iman salâh olarak sayıldı.”
10Öyleyse nasıl sayıldı? O sünnetliliyken mi, yoksa sünnetsizlikteyken mi? Sünnetlilikteyken değil, ama sünnetsizlikteyken sayıldı.
11Ve sünnetsizlikte olup da iman edenlerin hepsinin ba-bası olması için, onlara da salâh sayılması için, onun sünnetsizlikteyken sahip olduğu iman salâhının mührü olarak sünnetlilik işaretini aldı;
12Ve yalnız sünnetlilikten olanlara değil, ama babamız İbrahim’in sünnetsizliği zamanında sahip olduğu imanın izlerinde yürüyenlere de sünnetlilik babası oldu.1
13Çünkü İbrahim’e ya da soyuna dünyanın mi-rasçısı olma vaadi, Yasa aracılığıyla değil, ama iman sa-lâhı aracılığıyla verildi.
14Çünkü eğer Yasa’dan olanlar mirasçı iseler, iman boş kılınmış ve vaat geçersiz edilmiştir.
15Çünkü Yasa gazabı işlemiş olur;2 çünkü Yasa’nın olmadığı yerde onu çiğneme eylemi de yoktur.
16Bu nedenle inayete göre olması için imandandır;a öyle ki, vaat bütün soya, yalnız Yasa’dan olana değil, ama he-pimizin babası olan İbrahim’in imanından olana da emin olsun;
17Yazılmış olduğu üzere: “Seni birçok ulusların babası ettim.” O ki, ölüleri dirilten ve olmayan şeyleri olanlar gibi çağıran Allah’ın önünde iman etti.
18O ki, “Senin soyun böyle olacaktır” diye söylenen o söze göre, birçok ulusun babası olması için, ümit zıddına ümit ile iman etti.
19Ve imanda zayıflamayarak, yüz yaşları civarında olup zaten ölmüş olan bedenini ve Sara’nın rahminin ölülüğü-nü de düşünmedi;
20Ve imansızlıkla Allah’ın vaadına kuşku duymadı;1 ama Allah’a yücelik vererek imanda güçlendi;
21Ve O’nun vaat ettiğini yapabileceğine de tamamıyla güvendi.
22Bunun için de kendisine salâh olarak sayıldı.
23Şimdi, kendisine salâh sayılmış olması, yalnız onun için yazılmış değildi;
24Ama Rabbimiz İsa’yı ölüler arasından diriltene iman eden bizlere sayılacağından, bizim için de yazıldı;
25O ki, bizim suçlarımız için teslim olundu ve salih sa-yılmamıza için dirildi.
Bölüm 5
1Onun için imanla salih sayılmış olarak Rabbi-miz İsa Mesih aracılığıyla Allah ile2 barışmamız vardır.
2O’nun aracılığıyla da içinde durduğumuz bu inayete, imanla giriş yolumuz vardır; ve Allah’ın yüceliği ümi-diyle övünürüz.
3-4Ve yalnız bu kadarıyla değil, ama sıkıntının tahammülü ve tahammülün tecrübeyi3 ve tecrübenin ümidi oluşturduğunu bilerek, sıkıntılarla da övünürüz;
5Ve ümit utandırmaz, çünkü bize verilmiş olan Kutsal Ruh aracılığıyla Allah’ın sevgisi yüreklerimize dökül-müştür.
6Çünkü biz daha güçsüzken, tam zamanında Mesih tanrısal yaşamsızlar için öldü.
7Çünkü bir kimse salih için güç ölür; çünkü iyi adam için belki biri ölmeye cesaret edebilir;
8Ama Allah, bize olan kendi sevgisini şunda kanıtlıyor ki, biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü.
9Onun için, şimdi O’nun kanıyla salih sayılmış olarak, O’nun aracılığıyla gazaptan daha ziyade kurtulmuş olacağız.
10Çünkü eğer biz düşmanken Oğlu’nun ölümü aracılı-ğıyla Allah’la barıştıksa, barışmış olarak O’nun hayatıyla daha ziyade kurtulmuş olacağız.
11Ve yalnız bu kadar da değil, ama kendisi aracılığıyla şimdi barışmaya kavuştuğumuz Rabbimiz İsa Mesih ara-cılığıyla Allah ile de övünürüz.
12Bunun için, günah bir adam aracılığıyla ve ölüm günah aracılığıyla dünyaya girdiği gibi, böylece ölüm bütün insanlara geçti, çünkü hepsi günah işledi;
13Çünkü Yasa’ya dek dünyada günah vardı; ama Yasa yokken günah sayılmaz;1
14Ama gelecek Olan’ın sureti2 olan Adem’in Yasa’yı çiğ-neyişinin benzerliğinde günah işlememiş olanların üze-rinde bile ölüm, Adem’den Musa’ya kadar egemenlik sürdü.
15Ama karşılıksız armağan da, öyle suç gibi değildir; çünkü eğer birinin suçuyla birçokları öldülerse, Allah’ın inayeti, ve bir tek adamın yani İsa Mesih’in inayetiyle olan armağan, birçokları için daha ziyade bol olmuştur.
16Ve karşılıksız armağan, günah işleyen birinin aracılı-ğıyla olduğu gibi değildir; çünkü yargı, gerçekten bir suçtan mahkumiyet3 içindi; ama karşılıksız armağan, birçok suçlardan salih sayılmak içindir.
17Çünkü eğer birinin suçu ile ölüm birinin aracılığıyla egemenlik sürdüyse, inayet ve salâh armağanının bol-luğunu alanlar, birinin yani İsa Mesih’in aracılığıyla ha-yatta daha ziyade egemenlik süreceklerdir.
18Şu hâlde, tek bir suç aracılığıyla bütün insanlara mah-kumiyet için hüküm olduğu4 gibi, böylece de işlenmiş tek bir salâh aracılığıyla, bütün insanlara hayatın salih sayılması için oldu.
19Çünkü bir adamın itaatsizliği birçoklarını günahkâr kıldığı gibi, böylece de birinin itaatiyle birçokları salih kılınacaktır.
20Ama Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde inayet ziyadesiyle çoğaldı;
21Öyle ki, günah ölümde egemenlik sürdüğü gibi, böyle-ce de inayet Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla sonsuz ha-yat için salâhla egemenlik sürsün.
Bölüm 6
1O halde ne diyelim? İnayet çoğalsın diye gü-nahta devam edelim mi?
2Asla bu olmasın! Günaha ölmüş olan bizler, hâlâ onda nasıl yaşarız?
3Ya da Mesih İsa’ya vaftiz olunanlarımızın hepsi, O’nun ölümüne vaftiz olunduğumuza dair bilgisiz misiniz?
4Onun için, vaftiz aracılığıyla O’nunla birlikte ölüme gömüldük ki, Baba’nın yüceliğiyle Mesih ölüler arasın-dan dirildiği gibi, biz de böylece hayat yeniliğinde yürü-meliyiz.
5Çünkü, eğer O’nun ölümünün benzerliğinde O’nunla birleştikse, böylece dirilişinin benzerliğinde de olacağız.
6Bunu biliriz ki, artık günaha kulluk etmeyelim diye, gü-nah bedeni yok edilsin diye, eski adamımız O’nunla bir-likte çarmıha gerilmiştir.
7Çünkü ölmüş olan kişi günahtan temize çıkarılmıştır.1
8Şimdi, eğer biz Mesih’le birlikte öldüysek, O’nunla bir-likte yaşayacağımıza da inanıyoruz;
9Mesih’in ölüler arasından dirilmiş olduğunu, artık ölme-yeceğini, ölümün artık O’nun üzerinde egemenlik sürme-yeceğini biliyoruz.
10Çünkü öldüğü ölümü bir kez olarak günaha öldü; ama yaşadığı hayatı Allah’a yaşıyor.
11Siz de böylece kendinizi gerçekten günaha ölü, ama Rabbimiz Mesih İsa’da Allah’a diri sayın.
12Onun için günah, kendi2 şehvetlerinde ona itaat et-meniz için ölümlü bedeninizde egemenlik sürmesin.
13Ne de beden üyelerinizi haksızlıka araçları olarak gü-naha sunasınız; ama ölüler arasından dirilenler olarak, kendinizi Allah’a ve üyelerinizi salâh araçları olarak Allah’a sunun.
14Çünkü günah size egemenlik etmeyecektir; çünkü Yasa altında değil, ama inayet altındasınız.
15O halde ne? Yasa altında değil, ama inayet al-tında olduğumuz için günah işleyelim mi? Asla bu ol-masın!
16Bilmez misiniz ki, itaat için kendinizi kime köle olarak teslim edersiniz, ona yani itaat ettiğinize kölesiniz; ya ölüm için günahın, ya da salâh için itaatin kölesisiniz.
17Ama Allah’a şükürler olsun ki, siz günahın köleleriydiniz ama, teslim olunduğunuz öğretişin şekline yürekten itaat ettiniz;
18Ve günahtan özgür kılınarak salâha köle oldunuz.
19Bedeninizin° zayıflığı nedeniyle, insanca konuşuyo-rum. Çünkü bedeninizin üyelerini pisliğe ve yasalsızlığa köle olarak sunduğunuz gibi, böylece şimdi üyelerinizi kutsallık için salâha köle olarak sunun.
20Çünkü siz günahın köleleriyken salâhtan özgürdünüz.1
21Onun için şimdi utandığınız şeylerden o zaman ne mey-veniz vardı? Çünkü o şeylerin sonu ölümdür.
22Ama şimdi günahtan özgür kılınmış ve Allah’a köle ol-muş olarak kutsallık için meyveniz vardır ve sonu sonsuz hayattır.
23Çünkü günahın ücreti2 ölüm, ama Allah’ın karşılıksız armağanı Rabbimiz Mesih İsa’da sonsuz hayattır.
Bölüm 7
1Ey kardeşler, (çünkü Yasa’yı bilenlere söylüyo-rum) insan yaşadığı sürece, onun üzerinde Yasa’nın ege-menlik sürdüğünden habersiz misiniz?
2Çünkü evli kadın yaşamakta olan kocasına3 yasayla bağlıdır; ama kocası ölürse, koca yasasından özgür olur.
3Şu halde, kocası yaşarken eğer başka bir adama varırsa, kendisine zaniye denilecektir; ama kocası ölürse, kanun-dan özgürdür; öyle ki, başka bir adama varırsa zaniye ol-mamış olur.
4Şöyle ki kardeşlerim, Allah’a meyve verelim diye bir başkasına, yani ölüler arasından dirilmiş olana varmamız için, siz de Mesih’in bedeni aracılığıyla Yasa’ya öldünüz.
5Çünkü biz bedendeyken,° Yasa aracılığıyla olan günah-ların aşırı arzuları, ölüme meyve vermek için beden üye-lerimizde işliyordu.
6Ama şimdi tutulmuş olduğumuz şeye ölmüş olarak Ya-sa’dan özgür kılındık; ta ki, harf eskiliğinde değil, ruh yeniliğinde hizmet edelim.
7O halde ne diyelim? Yasa günah mıdır? Asla bu olmasın! Ama Yasa aracılığıyla olmasaydı ben günahı bilmemiş olurdum; çünkü Yasa, “Tamah1 etmeyeceksin” demeseydi, ben tamahın farkına varmazdım.
8Ama günah, emir aracılığıyla fırsat elde ederek, içimde her bir tamahı meydana getirdi;2 çünkü Yasa yokken gü-nah ölüdür.
9Ve bir zamanlar Yasa yokken ben diriydim; ama emir gelince günah dirildi, ben ise öldüm;
10Ve hayat için olan emir, bana, onun ölüm için olduğu belli oldu.3
11Çünkü günah, emir aracılığıyla fırsat elde ederek beni aldattı; ve onun aracılığıyla beni öldürdü.
12Şöyle ki, Yasa gerçekten kutsaldır; ve emir kutsal ve doğru ve iyidir.
13Öyleyse iyi olan şey bana ölüm mü oldu? Asla bu ol-masın! Ama günah, iyi olan yasa aracılığıyla benim için ölüm işlemiş olarak günah görünsün; ta ki günah, emir aracılığıyla aşırı derecede günahlı olsun.
14Çünkü biliriz ki Yasa ruhsaldır; ama ben bedenselim, günah altında satılmışım.
15Çünkü ne yaptığımı bilmiyorum; çünkü istediğim ne ise, onu yapmıyorum; ama nefret ettiğim ne ise, onu işli-yorum.
16Ama eğer istemediğim şeyi yaparsam, Yasa’nın iyi ol-duğunu kabul4 etmiş olurum.
17O halde şimdi, onu işleyen artık ben değilim, ama içim-de yerleşik duran günahtır.
18Çünkü bende, yani bedenimde° iyi şeyin durmadığını
bilirim; çünkü istemek bende hazırdır;a ama doğru olanı yapmayı kendimde bulmuyorum.
19Çünkü istediğim iyi olanı yapmıyorum; ama isteme-diğim kötü olanı, işte onu yapıyorum.
20Ama eğer istemediğimi yapıyorsam, onu yapan artık ben değilim; ama bende duran günahtır.
21O zaman ben şu yasayı bulurum ki, doğru olanı yap-mak istediğimde, bende kötülük hazırdır.1
22Çünkü iç adama göre Allah’ın Yasasında zevk bulurum;
23Ama ben bedenimin üyelerinde, fikrimin yasasına kar-şı savaşan ve üyelerimde mevcut olan günah yasasına beni tutsak kılan başka bir yasa görüyorum.
24Ne zavallı2 adamım! Bu ölüm bedeninden beni kim kurtaracak?
25Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Allah’a şükrederim. Şu halde ben kendim fikirle gerçekten Allah’ın Yasasına; ama bedenle° günah yasasına kulluk ediyorum.
Bölüm 8
1Öyleyse şimdi, Mesih İsa’da olanlara, bedene° göre değil, ama Ruh’a göre yürüyenlere mahkumiyet3 yoktur.
2Çünkü Mesih İsa’da hayat Ruh’unun yasası, beni güna-hın ve ölümün yasasından özgür kıldı.
3Çünkü Yasa, beden° aracılığıyla zayıf olduğundan dola-yı güçsüz olup, Allah kendi Oğlunu günah bedeni° ben-zerliğinde ve günah için göndererek günahı bedende° mahkûm etti.4
4Ta ki, Yasa’nın adil gereği, bedene° göre değil, ama Ruh’a göre yürüyen bizlerde yerine gelsin.
5Çünkü bedene° göre olanlar bedenin° şeylerini, ama Ruh’a göre olanlar Ruh’un şeylerini düşünürler.
6Çünkü bedenin° düşüncesi ölüm, ama Ruh’un düşünce-si hayat ve esenliktir.
7Çünkü bedenin° düşüncesi Allah’a karşı düşmanlıktır; çünkü Allah’ın Yasasına tabi1 değildir, ne de tabi olabilir;
8Ve bedende° olanlar Allah’ı hoşnut edemezler.
9Ama gerçekten, eğer Allah’ın Ruhu içinizde duruyorsa, siz bedende° değil, ama Ruh’tasınız; ama bir kimsede Mesih’in Ruhu yoksa, o Mesih’in değildir;
10Ama eğer Mesih içinizde ise, günah nedeniyle beden gerçekten ölüdür, ama salâh nedeniyle Ruh hayattır.
11Ama, eğer İsa’yı ölüler arasından diriltenin Ruhu içi-nizde duruyorsa, Mesih’i ölüler arasından dirilten, içi-nizde duran Ruh’u aracılığıyla sizin ölümlü bedenlerinizi de hayata kavuşturacaktır.
12Şu halde ey kardeşler, bedene° göre yaşamak için be-dene° borçlu değiliz.2
13Çünkü eğer bedene° göre yaşarsanız öleceksiniz;3 ama, eğer bedenin° işlerini Ruh aracılığıyla öldürürseniz, ya-şayacaksınız.
14Çünkü Allah’ın Ruhuyla yöneltilenlerin hepsi,4 onlar Allah’ın oğullarıdırlar.
15Çünkü yine korku için kölelik ruhunu almadınız; ama oğulluk Ruh’unu aldınız; Onunla, “Abba, Baba” diye sesleniriz.
16Ruh’un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Allah’ın ço-cukları olduğumuza tanıklık eder.
17Ve eğer çocuklar isek mirasçılarız da; gerçekten Al-lah’ın mirasçıları ve Mesih’in ortak mirasçılarıyız; eğer ki gerçekten birlikte elem çekiyorsak, O’nunla birlikte de yüceltilelim diyedir.
18Çünkü hesap ediyorum ki, şimdiki zamanın elemleri, bize açıklanacak olan yücelikle karşılaştırılacak değerde değildirler.
19Çünkü yaradılışın istekli5 gözleyişi, Allah’ın oğulla-rının açıklanışını bekliyor.
20Çünkü yaradılış kendi isteğiyle değil, ama onu bağımlı6 Kılan’dan dolayı boş şey olmaya bağımlı kılındı;
21Şu ümitle ki, yaradılışın kendisi de çürüme köleliğin-den salıverilerek, Allah’ın çocuklarının yüce özgürlü-ğüne kavuşturulsun.
22Çünkü bütün yaradılışın şimdiye dek birlikte inlediğini ve birlikte ağrı içinde kıvrandığını biliriz.
23Ve yalnız o değil, ama biz kendimiz de, Ruh’un turfan-dasına sahip olan bizler bile oğulluğa alınmayı, bedeni-mizin kurtuluşunu bekleyerek içimizde inliyoruz.
24Çünkü ümitle kurtulduk; ama görülen ümit, ümit de-ğildir; çünkü bir kimse gördüğü şeye neden ayrıca ümit bağlasın ki?
25Ama, eğer görmediğimize ümit bağlarsak, onu sabırla bekleriz.
26Ve aynı şekilde Ruh da zayıflıklarımızda, bize ortaklaşa yardım eder; çünkü ne için dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz; ama Ruh kendisi, ifade olunamaz ahlarla bi-zim için şefaat1 eder.
27Ama yürekleri araştıran Allah, Ruh’un düşüncesinin ne olduğunu bilir; çünkü O, kutsallar için Allah’a göre şefa-at eder.
28Ve Allah’ı sevenlere, amacına göre çağrılmış olanlara, bütün şeylerin birlikte iyilik için işlediğini biliriz.
29Çünkü önceden bildiği kişileri, Oğlunun şekline2 uymak üzere ezelden de belirledi; öyle ki, O birçok kardeş-ler arasında ilk doğan olsun.
30Ve O, ezelden kimi belirlediyse, onları çağırdı da; ve kimi çağırdıysa, onları salih de ilân etti; ve kimi salih ilân ettiyse, onları yüceltti de.
31Öyleyse bu şeylere ne diyelim? Eğer Allah bizden yana ise, bize karşı kim olabilir?
32O ki, gerçekten kendi Oğlunu esirgemeyip, ama hepi-miz için O’nu teslim etti; O’nunla birlikte de bize bütün şeyleri nasıl bağışlamış olmayacak?
33Allah’ın seçilmişlerine karşı kim suçlama öne sürecek? Salih sayan3 Allahtır;
34Suçlu çıkaran kimdir ki? Ölen, evet, daha ziyade diril-miş de olan, hem de Allah’ın sağında bulunan Mesih, bi-zim için O şefaat da eder.
35Mesih’in sevgisinden bizi kim ayıracaktır? Büyük sı-kıntı mı, ya da ıstırap mı, ya da zulüm mü, ya da kıtlık mı, ya da çıplaklık mı, ya da tehlike mi, ya da kılıç mı?
36Yazılmış olduğu gibi: “Senin uğruna bütün gün öldürü-lüyoruz; Kasaplık koyunlar sayılmışız.”a
37Ama bizi sevenin aracılığıyla biz bunların hepsinde ga- liplerden üstünüz.
38Çünkü kanaat getirdim ki, ne ölüm, ne hayat, ne me-lekler, ne reislikler, ne güçler, ne şimdiki şeyler, ne gelecek şeyler,
39Ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka bir şey, bizi Rabbimiz Mesih İsa’da olan Allah’ın sevgisin-den ayırmaya yeterli güçte olacaktır.
Bölüm 9
1Mesih’te gerçeği söylüyorum, yalan söylemi-yorum, vicdanım Kutsal Ruh’ta benimle birlikte tanıklık ediyor ki,
2Büyük kederim ve yüreğimde dinmeyen acım1 vardır.
3Çünkü bedene göre kardeşlerim, akrabalarım uğruna ben kendim Mesih’ten lanetlenmiş olmayı dilerdim;
4Onlar ki İsraillilerdir; oğulluk ve yücelik ve antlaşmalar ve Yasa’nın verilmesi ve ruhsal hizmet ve vaatler onla-rındır;
5Atalar onlarındır; ve bedene göre Mesih onlardandır; O ki her şeyin üzerinde olan, sonsuzlara2 dek muberek Al-lah’tır. Amin.
6Bununla beraber Allah’ın sözü boşa çıktı demek değildir. Çünkü İsrail’den olanların hepsi İsrail değildir;
7Ne de İbrahim’in soyu oldukları için hepsi oğullardır; Ama, “Senin soyun İshak’ta çağrılacaktır”b denildi.
8Yani, bedenin çocukları olanlar, onlar Allah’ın çocukları değildir; ama vaadin çocukları soy olarak sayılırlar.
9Çünkü vaadin sözü şudur: “Bu vakte göre geleceğim ve Sara’ya bir oğul olacaktır.”a
10Ve yalnız bu değil, ama Rebeka da birinden, yani ata-mız İshak’tan gebe kaldığı zaman,
11Çünkü çocuklar henüz doğmamış, ne de iyi ya da kötü bir şey yapmamışken (Allah’ın amacı, işlerden değil, ama çağırmış Olan’dan olup, seçime göre sabit kalsın diye),
12Ona,1 “Büyüğü küçüğüne kulluk edecek” denmişti;b
13Yazılmış olduğu gibi, “Yakup’u sevdim, ama Esav’dan nefret ettim.”c
14Öyleyse ne diyelim? Allah’ta adaletsizlik mi var? Asla bu olmasın!
15Çünkü Musa’ya şöyle diyor: “Merhamet ettiğime mer-hamet edeceğim ve acıdığıma acıyacağım.”d
16Şu halde ne isteyenden, ne de koşandandır; ama mer-hamet eden2 Allah’tandır.
17Çünkü Kutsal Yazılar Firavuna’a şöyle diyor: “Kudre-timi sende göstereyim diye ve adım bütün yeryüzünde ilân edilsin diye, tam bu şey için seni ayağa kaldırdım.”e
18Şu halde istediğine merhamet eder ve istediğini katı-laştırır.
19O zaman bana, “Neden hâlâ kusur buluyor? Çünkü O’nun amacına kim karşı koyar?” diyeceksin.
20Hayır, ama ey adam, sen kimsin ki Allah’a karşı cevap veriyorsun? Kendisine şekil verilen şey, şekil verene, “Beni niçin böyle yaptın” der mi?
21Ya da aynı kil yığınından bir kabı onur için ve bir baş-kasını onursuzluk için yapmaya çömlekçinin balçık üze-rinde yetkisi yok mu?
22Ve eğer Allah, gazabını göstermek ve kendi kudretini tanıtmak isteyerek, mahvolmaya lâyık olan gazap kapla-rına çok sabırla tahammül ettiyse,
23Ve yücelik için önceden hazırladığı merhamet kapları üzerinde,
24Yalnız Yahudiler arasından değil, ama uluslar arasından da çağırmış olduğu bizler üzerinde dahi kendi yüceliği-nin zenginliğini bildirsin diye öyle yaptıysa ne diyelim?
25Hoşea’da da dediği gibi: “Halkım olmayana halkım ve sevgili olmayana sevgili diyeceğim.
26Ve öyle olacak ki kendilerine, ‘Halkım değilsiniz’ de-nildiği yerde, orada diri Allah’ın oğulları diye çağrıla-caklar.”a
27Ve Yeşaya, İsrail ile ilgili olarak şöyle haykırıyor: “İsrail oğullarının sayısı denizin kumu kadar olsa da, ba-kiye1 olan kurtulacaktır;
28Çünkü O, işi2 bitiriyor ve onu adaletle kısaltıyor; çünkü Rab yeryüzünde kısa bir iş yapacaktır.”b
29Ve Yeşaya’nın önceden dediği gibi: “Orduların Rabbi bize bir zürriyet bırakmasaydı, Sodom gibi olurduk ve Gomorra’ya benzetilmiş olurduk.”c
30Öyleyse ne diyelim? Salâh ardınca gitmeyen uluslar salâha, ama imandan olan salâha eriştiler.
31Ama salâh Yasa’sı ardınca giden İsrail, salâh Yasasına erişmedi.
32Neden? Çünkü imanla değil, ama Yasa’nın işleriyle imiş gibi onu aradılar. Çünkü tökezlenme taşında tökez-lediler;
33Yazılmış olduğu gibi: “İşte, Sion’da bir tökezleme taşı ve sürçme kayası koyuyorum; ve O’na iman eden herkes utandırılmayacaktır.”d
Bölüm 10
1Kardeşler, benim yüreğimin arzusu3 ve İsrail için olan Allah’a yalvarışım, kurtuluşları içindir.
2Çünkü onlar için tanıklık ederim ki, Allah için gayretle-ri vardır, ama bilgiye göre değil.
3Çünkü Allah’ın salâhını bilmeyip kendi salâhlarını sabit-leştirmeye çalışarak Allah’ın salâhına boyun eğmediler.4
4Çünkü her iman edene salâh için, Mesih Yasa’nın so-nudur.
5Çünkü Musa, Yasa’dan olan salâh hakkında, “O şeyleri yapan onlarla yaşayacaktır.”a diye yazıyor.
6Ama imandan olan salâh şöyle diyor: “Kendi yüreğin-de, göğe, yani Mesih’i indirmeye kim çıkacak?
7Ya da dipsiz derinlere,1 yani Mesih’i ölüler arasından yukarı getirmeye kim inecek demeyesin.”b
8Ama ne diyor? “Söz sana yakındır, ağzında ve yüreğin-dedir;” yani ilân ettiğimiz iman sözü;
9Şöyle ki, eğer Rab İsa’yı ağzınla ikrar2 edersen ve Al-lah’ın O’nu ölüler arasından dirilttiğine yüreğinde iman edersen, kurtulacaksın.
10Çünkü salâh için yürekle iman edilir ve kurtuluş için ağızla ikrar edilir.
11Çünkü Kutsal Yazı, “Her kim O’na iman ederse, utandırılmayacaktır”c diyor.
12Çünkü Yahudi ile Yunanlının farkı yoktur; çünkü hep-sinin Rab’bi olan aynı Rab, kendisini çağıranların hepsine karşı zengindir.
13Çünkü her kim Rab’bin adını çağırırsa, onların her biri kurtulacaktır.d
14O halde, iman etmedikleri Zat’ı3 nasıl çağıracaklar? Ve hakkında işitmedikleri Zat’a nasıl iman edecekler? Ve vaaz eden biri olmadan nasıl işitecekler?
15Ve onlar gönderilmezlerse, nasıl vaaz edecekler? Ya-zılmış olduğu gibi: “Barışın sevinçli haberini ilân edenlerin, iyi şeylerin sevinçli haberini ilân edenlerin, ayakları ne güzeldir!”e
16Ama hepsi sevinçli habere itaat etmedi. Çünkü Yeşaya diyor: “Ya Rab haberimize kim inandı?”f
17Şu halde iman, haber aracılığıyladır; ama Allah’ın sözünün haberi aracılığıyla...
18Ama diyorum: onlar işitmediler mi? Evet, gerçekten işittiler. “Onların sesi bütün yeryüzüne ve onların sözleri yerin sonlarına kadar ulaştı.”1
19Ama diyorum: İsrail bilmedi mi? İlkin Musa diyor: “Ben sizi ulus olmayanla kıskançlığa kışkırtacağım; anlayışsız bir ulusla sizi kızdıracağım.”a
20Ama Yeşaya çok cesaretli olup diyor ki: “Beni arama-yanlar tarafından bulundum; Beni sormayanlara2 açık-lanmış oldum.”b
21Ama İsrail’e diyor ki: “İtaatsizlik eden ve karşı koyan bir halka bütün gün ellerimi uzattım.”b
Bölüm 11
1Öyleyse diyorum: Allah kendi halkını dışarı mı attı? Asla bu olmasın! Çünkü ben de İbrahim soyundan, Benyamin kabilesinden bir İsrailliyim.
2Allah önceden bildiği kendi halkını dışarı atmadı. İlya’nın tarihçesi bölümünde Kutsal Yazı’nın ne dediğini, onun İsrail’e karşı Allah’a nasıl yalvardığını3 bilmi- yor musunuz? şöyle diyordu:
3“Ya Rab, senin peygamberlerini öldürdüler ve senin su-naklarını kazıyıp yıktılar; ve ben yalnız bırakıldım; ve benim canımı4 arıyorlar.”c
4Ama ona olan tanrısal yanıt ne diyor? “Baal’a diz çökmemiş yedi bin adamı kendime alıkoydum.”d
5Öyleyse, aynı şekilde şimdiki zamanda da inayet seçili-şine göre bir bakiyee vardır.
6Ama eğer inayetle ise, artık işlerden değildir; yoksa ina-yetf artık inayet olmaz. Ama eğer ki işlerdense, artık ina-yet değildir; yoksa iş artık iş değildir.5
7Öyleyse ne? İsrail aradığını elde etmedi; ama seçilenler elde ettiler, geriye kalanlar ise sertleştiler;
8Yazılmış olduğu gibi: “Bugüne dek Allah onlara uyu-şukluk ruhu, görmemek için gözler ve işitmemek için kulaklar verdi.”g
9Davut da diyor: “Onların sofrası kendilerine tuzak ve kapan ve tökezleme nedeni ve ceza olsun;
10Gözleri görmemek üzere kararsın ve onların bellerini devamlı bük.”a
11Öyleyse diyorum: Onlar düşsünler diye mi tö-kezlediler? Asla bu olmasın! Ama onları kıskançlığa kış-kırtmak için onların suçu1 ile uluslara kurtuluş geldi.
12Ama, eğer ki onların suçu2 dünyanın zenginliği ve onların bozgunluğu3 ulusların zenginliğiyse, onların bütün-lük bulmaları ne kadar daha çok zenginlik olur?
13Çünkü size, uluslara söylüyorum: Ulusların resulü ol-duğum için hizmetimi yüceltirim;
14Belki4 bir yolla soyumdan5 olanları kıskançlığa kış-kırtırım ve onlardan bazılarını kurtarırım.
15Çünkü onların dışarı atılmaları dünyanın barışmasıysa, kabul edilmeleri ölüler arasından hayat değil de nedir?
16Ve eğer turfanda kutsalsa, hamur da; ve eğer kök kutsalsa, dallar da kutsaldır.
17Ama, eğer dalların bazıları kesildilerse ve sen, yabani zeytin ağacı olarak onların arasına aşılandınsa; ve zeytin ağacının köküne ve semizliğine onlarla birlikte paydaş oldunsa,
18Dallara karşı övünme; ama eğer övünüyorsan, sen kökü değil, ama kök seni taşıyor.
19O zaman, “Ben aşılanayım diye dallar kesildiler” diye-ceksin.
20Doğru;6 Onlar imansızlıkla kesildiler ve sen imanla duruyorsun. Yüksek fikirli olma, ama kork;
21Çünkü, eğer Allah doğal olan dalları esirgemediyse, olabilir ki, seni de esirgemeyecektir.
22Onun için Allah’ın iyiliğine ve sertliğine bak; düşenler üzerine sertlik; ama senin üzerine iyilik, eğer ki O’nun iyiliğinde durursan; yoksa sen de kesilirsin.
23Ve onlar da eğer imansızlıkta devam etmezlerse, aşı-lanacaklardır; çünkü Allah onları tekrar aşılayabilir.
24Çünkü eğer sen, doğal yapıya göre yabani olan zeytin ağacından kesilip doğaya aykırı olarak iyi zeytin ağacına aşılandınsa, yapıya göre doğal olan bunlar,a kendi zeytin ağaçlarına ne kadar daha ziyade aşılanacaklardır!
25Çünkü ey kardeşler, şu sırdan habersiz olmanızı iste-mem ki, kendi kendinizde1 bilgiç olmayasınız; şöyle ki, ulusların bütünlüğü2 içeri girinceye dek İsrail’e bir parça sertleşme olmuştur.
26Ve böylece bütün İsrail kurtulacaktır; yazılmış olduğu üzere: “Kurtarıcı Sion’dan gelecek ve Yakup’tan tanrısal yaşamsızlığı döndürecektir;”b
27“Ve onların günahlarını kaldıracağım zaman benden onlara antlaşma budur.”c
28İncil’e göre sizden dolayı gerçekten düşmanlardır; ama seçimd yönünden, atalar uğruna sevgililerdir.
29Çünkü Allah’ın armağanları ve çağrısı pişmanlığa3 ta-bi değildir.
30Çünkü nasıl ki siz de bir zamanlar Allah’a itaatsizdi-niz,4 ama şimdi onların itaatsizliği aracılığıyla size mer-hamet gösterildiyse;
31Böylece bunlar da şimdi itaatsiz oldular; ta ki, size gösterilen merhamet aracılığıyla onlara da merhamet gösterilsin.
32Çünkü Allah hepsine merhamet göstersin diye, hepsini birlikte itaatsizlik içinde kapadı.
33Ey Allah’ın hem bilgelik hem de bilgisinin zenginliğinin derinliği! O’nun yargıları ne denli anlaşılmaz ve yollarının izi bulunmaz!
34Çünkü Rab’bin düşüncesini kim bildi; ya da kim O’nun öğütçüsü oldu?
35Ya da kim O’na önce verdi de, kendisine tekrar geri verilsin?
36Çünkü bütün şeyler O’ndan ve O’nun aracılığıyla ve O’nun içindir; sonsuza dek O’na yücelik olsun. Amin.
Bölüm 12
1Bunun için ey kardeşler, bedenlerinizi Allah’a diri, kutsal, tam hoşnut edici1 kurban olarak sunmanızı, Allah’ın merhametleri aracılığıyla size yalvarırım; ruh-sal2 hizmetiniz budur.
2Ve bu çağa uymayın; ama Allah’ın iyi ve O’nu hoşnut edici ve mükemmel isteğinin ne olduğunu deneyip kanıtlamanız için, fikrinizin yenilenmesiyle değişilmiş olun.
3Çünkü bana verilen inayetle, aranızda olan her bir kişiye, düşünmesi gerekli olandan fazla kendisi hakkında düşün-memesini; ama Allah’ın herkese paylaştırdığı iman ölçü-süne göre ölçülü3 bir şekilde düşünmesini söylüyorum.
4Çünkü bir bedende birçok üyelerimiz olduğu ve bütün üyelerin aynı görevleri olmadığı gibi;
5Böylece birçok olan bizler Mesih’te bir bedeniz ve her birimiz diğerinin üyesiyiz.
6Ama bize verilmiş olan inayete göre farklı armağanla-rımız olup, eğer peygamberlik ise, iman oranına göre edelim;
7Ya da hizmet ise, hizmette; ya da öğreten ise, öğretmek-te olsun;
8Ya da öğüt veren ise, öğütte bulunsun; bağışta bulunan, cömertlikle; önderlik eden, gayretle; merhamet eden, se-vinçle etsin.
9Sevgi yapmacıksız olsun; kötüden iğrenin; iyiye yapışın;
10Kardeşlik sevgisinde birbirinize karşı şefkatle sevgide olun; saygı göstermede biri diğerini geçsin;4
11Gayrette gevşek olmayın; ruhta hararetli olun; Rab’be hizmet edin;
12Ümitte sevinin; sıkıntıda tahammül edin; duada sabit kararlılıkla devam edin;
13Kutsalların ihtiyaçlarına katılın;5 konukseverliğin ar-dınca koşun;6
14Size zulmedenlere bereket7 dileyin; bereket dileyin ve lânet etmeyin.
15Sevinenlerle birlikte sevinin ve ağlayanlarla birlikte ağlayın.
16Birbirinize karşı aynı düşüncede olun; yüksek şeyler düşünmeyin, ama aşağı durumda olanlarla birlikte bulu-nun; kendi kendinizce bilgiç olmayın;
17Hiç kimseye, kötülüğe kötülükle karşılık vermeyin; bütün insanlar önünde doğru olan şeylere dikkat edin.1
18Sizinle ilgili olduğu kadarıyla,2 mümkünse bütün insanlarla barış içinde olun.
19Ey sevgililer, kendiniz öç almayın, ama tanrısal gazaba yer verin; çünkü yazılmıştır: “‘Öç benimdir, karşılığı-nı ben vereceğim’ Rab diyor.”a
20Bunun için, eğer düşmanın acıkmışsa onu yedir; eğer susamışsa ona içecek ver; çünkü bunu yapmakla onun başı üzerine ateş korları yığarsın.b
21Kötülüğe yenilme, ama kötülüğü iyilikle yen.
Bölüm 13
1Her insan,3 üzerindeki4 yetkilere5 bağımlı olsun; çünkü Allah’tan olmayan yetki yoktur; ve var olan yetkiler Allah tarafından atanmıştır.
2Şöyle ki, yetkiye karşı direnen,6 Allah’ın düzenine karşı direnmiş olur; ve direnenler kendilerine karşı yargı almış olacaklar.
3Çünkü yöneticiler iyi işler için değil, ama kötü işlere korkudurlar. Yetki makamından korkmamak ister misin? İyi olanı yap ve ondan övgü almış olursun;
4Çünkü sana iyilik için Allah’ın hizmetçisidir. Ama eğer kötü olanı yaparsan kork; çünkü kılıcı boş yere taşımı- yor; çünkü kötülük yapana gazap etmek için öç alıcı ola-rak Allah’ın hizmetçisidir.
5Bunun için yalnız gazaptan dolayı değil, ama vicdandan dolayı da bağımlı7 olmak gereklidir.
6Çünkü bundan dolayı da vergi ödersiniz; çünkü bu aynı şey için, sürekli olarak devam edip Allah’ın hizmetçile-ridirler.
7Onun için, vergi hakkı olana vergiyi, gümrük hakkı ola-na gümrüğü, korku hakkı olana korkuyu, saygı hakkı ola-na saygıyı, herkese hakkı olanı1 verin.
8Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye bir şey borçlu olmayın; çünkü başkasını seven Yasa’yı yerine getirmiştir.
9Çünkü, “Zina etmeyeceksin, öldürmeyeceksin, çalma-yacaksın, yalan tanıklık etmeyeceksin, hırsla arzu2 etme-yeceksin;” ve eğer başka bir emir varsa, şu sözde özet-lenmiştir: “Komşunu kendin gibi seveceksin.”a
10Sevgi, komşuya kötülük etmez; onun için sevgi Ya- sa’nın bütünlüğüdür.3
11Bir de şunu, zamanı bilesiniz ki, bizim için zaten uykudan uyanmak saatidir; çünkü şimdi kurtuluşumuz, iman ettiğimiz zamandan daha yakındır.
12Gece ilerledi ve gündüz yaklaştı; bunun için, karanlığın işlerini üzerimizden atalım ve nurun silahlarını kuşanalım.
13Eğlence4 ve sarhoşlukta değil, fuhuş işlemede ve şeh-vet düşkünlüğünde değil, çekişme ve kıskançlıkta değil; gündüzdeki gibi, yaraşır şekilde yürüyelim.
14Ama Rab İsa Mesih’i giyinin ve şehvetleri için bedene tedarikte bulunmayın.5
Bölüm 14
1Şimdi, imanda zayıf olanı kabul edin, ama fikir tartışmalarına karar vermek için değil.
2Biri her şeyi yiyebileceğine inanır; zayıf olan başkası, sebze yer.
3Yiyen, yemeyeni hor görmesin; ve yemeyen yiyeni yar-gılamasın; çünkü Allah onu kabul etmiştir.
4Başkasının hizmetçisini yargılayan sen kimsin? Kendi efendisi önünde6 durur ya da düşer. Ve durdurulacaktır; çünkü Allah onu durdurmaya yeterli güçtedir.
5Biri bir günün başka bir günden üstün olduğu yargısına varır; başkası her günün aynı olduğu yargısına varır. Her biri kendi fikrinde tamamen kanmış olsun.
6Güne saygı gösteren, ona Rab için saygı gösterir; ve gü-ne saygı göstermeyen, ona Rab için saygı göstermez. Yi-yen Rab için yer, çünkü Allah’a şükreder; ve yemeyen Rab için yemez ve Allah’a şükreder.
7Çünkü bizden hiç kimse kendisi için yaşamaz ve hiç kimse kendisi için ölmez.
8Çünkü eğer yaşarsak, Rab için yaşarız; ve eğer ölürsek, Rab için ölürüz; böylece yaşarsak da, ölürsek de Rab-biniz.
9Çünkü Mesih bunun için hem öldü hem dirildi, hem de tekrar yaşadı; öyle ki, hem ölülerin hem de dirilerin Rabbi1 olsun.
10Ama sen, neden kardeşini yargılıyorsun? Ya da sen, neden kardeşini hor görüyorsun? Çünkü hepimiz Mesih’in yargı kürsüsü önünde dikileceğiz.
11Çünkü yazılmıştır: “Rab diyor: ‘Ben yaşadığım gibi!2 Her diz bana çökecektir ve her dil Allah’a itirafta3 bulu-nacaktır’”a
12Şu hâlde her birimiz kendisi hakkında Allah’a hesap verecektir.
13Bunun için artık birbirimizi yargılamayalım; ama daha ziyade şuna, yani kardeşe bir tökezleme kayası koyma-maya ya da sürçme nedeni4 olmamaya yargı yürütün.
14Bilirim ve Rab İsa’da tam kanaat getirdim ki, hiçbir şey kendiliğinden murdar değildir; ama5 bir şeyi murdar olduğunu sayan kişiye, ona o şey murdardır.
15Ama, eğer yiyecek nedeniyle kardeşin üzüldüyse, artık sen sevgiye göre yürümüyorsun. Mesih’in, onun uğruna öldüğü kişiyi yiyeceğinle mahvetme.
16Öyleyse iyiliğiniz hakkında kötü konuşulmasın;
17Çünkü Allah’ın krallığı yiyecek ve içecek değildir; ama salâh ve barış ve Kutsal Ruh’ta sevinçtir.
18Çünkü bu şeylerde Mesih’e hizmet eden, Allah’a mak-bul6 olup insanların onayını kazanmıştır.
19Şu hâlde, barış sağlayan şeylerin ve birbirimizi bina edici şeylerin ardından koşmalıyız.
20Yiyecek uğruna Allah’ın işini bozma. Gerçekten her şey temizdir; ama tökezleyip de yiyen adam için kötüdür.
21Et yememek, şarap içmemek, ya da kardeşinin onda tö-kezleneceği, ya da suç işleyeceği, ya da zayıf düşeceği bir şeyi yapmamak doğrudur.
22İmanın mı var? Allah’ın önünde kendin için olsun. Onayladığı şeyde kendini yargılamayan kişi mutludur.
23Ama şüphe eden eğer yerse mahkûm olur, çünkü iman-dan değildir; ve imandan olmayan her şey günahtır.
Bölüm 15
1Ama imanda güçlü olan bizler, güçsüzlerin za-yıflıklarını yüklenmeli ve kendimizi hoşnut etmemeliyiz.
2Her birimiz, bina etmek üzere iyilik için komşusunu hoşnut etsin.
3Çünkü Mesih de kendini hoşnut etmedi; ama yazılmış olduğu gibi, “Seni aşağılayanların1 aşağılamaları üzeri-me düştü.”a
4Çünkü önceden ne kadar şeyler yazıldıysa, bizim öğre-tilmemiz için önceden yazıldı; öyle ki, sabırla ve Kutsal Yazıların teşvikiyle2 ümidimiz olsun.
5Şimdi, Mesih İsa’ya göre birbirinizle3 aynı şeyi düşünmeyi sabır ve teşvik Allah’ı size versin;
6Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesih’in Allahını ve Babasını birlik içinde ve bir ağızla yüceltesiniz.
7Bu nedenle, birbirinizi kabul edin; tıpkı Mesih’in de bi-zi Allah’ın yüceliği için kabul ettiği gibi.
8Çünkü diyorum ki, atalara olan vaadları sabit-leştirip onaylamak için, Allah’ın gerçeği uğruna İsa Me-sih sünnetliliğin hizmetçisi olmuştur;
9Ve uluslar, merhameti için Allah’ı yüceltsin; yazılmış olduğu gibi: “Bundan dolayı uluslar arasında sana övgü sunacağım,4 ve senin adına ilâhiler söyleyeceğim.”b
10Ve yine diyor: “Ey uluslar, O’nun halkıyla birlikte se-vinin.”c
11Ve yine, “Ey bütün uluslar, Rab’bi övün; ve bütün halklar, O’nu yüceltin.”a
12Ve yine Yeşaya diyor: “Yesse’nin kökü olacaktır; ve O, uluslara egemenlik etmek için kalkacak; uluslar O’na ümit bağlayacaklar.”b
13Şimdi, Kutsal Ruh’un gücüyle sizin ümitte artmanız için ümit Allah’ı, iman etmekte sizi bütün sevinç ve barış1 ile doldursun.
14Ama kardeşlerim, kendinizin de iyilikle dolu, bütün bilgiyle dolu olup, birbirinize öğüt de vermeye ye-terli olduğunuza dair hakkınızda tam kanaat getirdim.
15Ama Allah tarafından bana verilmiş olan inayetten do-layı ey kardeşler, size hatırlatır gibi bazı hususlarda2 çok daha cesaretle size yazdım;
16Bu inayet, Allah’ın İnciline kâhin olarak3 hizmet ede-rek, uluslara İsa Mesih’in hizmetcisi olmaklığım içindir; öyle ki, ulusların sunulması, Kutsal Ruh’la kutsal kılınmış olarak makbul olsun.
17Bunun için Allah’a ait şeylerde Mesih İsa’da övünmem vardır.
18-19Çünkü ulusların itaatı için, Mesih’in benim aracı-lığımla sözle ve işle, belirtiler4 ve harikalar gücüyle, Al-lah’ın Ruhunun gücüyle işlemiş olduğu şeylerden başka bir şey söylemeye cesaret etmem; şöyle ki Yeruşalem’-den İllirya’ya kadar dolanarak Mesih’in İncilini tamamen vaaz ettim.
20Ve böylece başka birinin temeli üzerine bina etmiye-yim diye, Mesih’in adı anılmadığı yerde sevinçli haberi ilân etmeğe gayret ettim;5
21Ama yazılmış olduğu gibi: “O’nun hakkında kendileri-ne bildirilmemiş olanlar görecekler; ve işitmemiş olanlar anlayacaklar.”c
22Bu nedenle de size gelmekte çok kereler engellendim.
23Ama şimdi bu bölgelerde artık yerim olmadığından ve birçok yıllardır size gelmeye özlemim olduğundan,
24Ne zaman İspanya’ya gidersem size gelirim; çünkü gerçekten sizi görmeyi, önce bir miktar size doyduktan sonra tarafınızdan oraya gönderilmeyi ümit ediyorum.
25Ama şimdi kutsallara hizmet ederek Yeruşalem’e gidi-yorum;
26Çünkü Makedonya ve Ahaya’dakiler, Yeruşalem’deki kutsalların fakir olanlarına bir miktar bağış yapmaktan hoşnut oldular.
27Evet hoşnut oldular ve onlara borçludurlar; çünkü uluslar onların ruhsal şeylerine ortak oldularsa, onlar da maddesel şeylerde onlara hizmet etmekle yükümlüdürler.
28Böylece bunu bitirip1 bu meyveyi onlara mühürleyin-ce, sizden geçip İspanya’ya gideceğim.
29Ve size geldiğimde, Mesih’in İncilinin bereketi dolu-luğuyla geleceğimi bilirim.
30Ama ey kardeşler, benim için benimle birlikte Allah’a duada gayret göstermenizi Rabbimiz İsa Mesih aracılığıy-la ve Kutsal Ruh’un sevgisi aracılığıyla size yalvarırım;
31Öyle ki, Yahudiye’deki itaatsizlerden2 kurtulayım; ve benim Yeruşalem’e olan hizmetim kutsallara makbul olsun;
32Öyle ki, Allah’ın isteğiyle size sevinç içinde geleyim ve sizinle birlikte tazelenmiş olayım.
33Ve barış Allah’ı hepinizle birlikte olsun. Amin.
Bölüm 16
1Kenhrea’daki kilise topluluğun hizmetçisi olan kızkardeşimiz Fibi’yi size emanet ederim;
2Öyle ki, kutsallara yaraşır şekilde onu Rab’de kabul edesiniz ve size muhtaç olduğu herhangi bir konuda ona yardımcı olasınız; çünkü o da birçoklarına ve bana da yardımcı oldu.
3Mesih İsa’da iş arkadaşlarım olan Priskilla ve Akuila’ya selâm edin;
4Onlar ki, benim hayatım uğruna kendi boyunlarını feda ettiler; onlar için yalnız ben değil, ama ulusların bütün kilise toplulukları da şükrediyorlar;
5Ve onların evindeki kilise topluluğuna selâm edin. Aha-ya’nın Mesih için turfandası olan sevgilim Epenetos’a selâm edin.
6Bizim için çok çalışmış olan Meryem’e selâm edin.
7Resuller arasında tanınmış olan akrabam ve hapishane1 arkadaşlarım Andronikos’a ve Yunias’a selâm edin; hem onlar benden önce Mesih’te idiler.
8Rab’de sevgilim Ampliyas’a selâm edin.
9Mesih’te bizim arkadaşımız Urbanos’a ve sevgilim Sta-his’e selâm edin.
10Mesih’te denenip onaylanmış olan Apellis’e selâm edin. Aristobulus’un ev halkından olanlara selam edin.
11Akrabam Herodion’a selâm edin. Narkissus’un ev hal-kından Rab’de olanlara selâm edin.
12Rab’de çalışan Trifena’ya ve Trifosa’ya selâm edin. Rab’de çok çalışmış olan sevgili Persis’e selâm edin.
13Rab’de seçilmiş olan Rufus’a, benim de annem olan onun annesine selâm edin.
14Asinkritos’a, Flegon’a, Hermas’a, Petrovas’a, Her-mes’e ve onlarla birlikte olan kardeşlere selâm edin.
15Filologos’a ve Yulia’ya, Nereus’a ve kız kardeşine ve Olimpas’a ve onlarla birlikte olan bütün kutsallara selâm edin.
16Birbirinizi kutsal öpüşle selâmlayın. Mesih’in kilise toplulukları size selâm ederler.
17Ama ey kardeşler, öğrendiğiniz öğretişe ters düşen, ayrılıklara ve sürçmelere neden olan kişilere dik-kat etmenizi size yalvarırım; ve onlardan dönüp uzaklaşın.
18Çünkü böyleleri Rabbimiz İsa Mesih’e değil, ancak kendi karınlarına hizmet ederler; ve iyi sözlerle ve nazik konuşmalarla2 saf olanların yüreklerini aldatırlar.
19Çünkü itaatinizin haberi herkese erişti. Bunun için si-zin hakkınızda seviniyorum; ama iyilik konusunda akıllı ve kötülük konusunda saf olmanızı isterim.
20Ve barış Allah’ı yakında1 Şeytan’ı ayaklarınızın altında ezecektir. Rabbimiz İsa Mesih’in inayeti sizinle birlikte olsun. Amin.
21İş arkadaşım Timoteos ve akrabalarım Lukius ve Yason ve Sosipatros size selâm ederler.
22Mektubu yazıya geçiren ben Tertius, size Rab’de selâm ederim.
23Beni ve bütün kilise topluluğunu evinde konuk eden Gayus size selâm eder. Şehrin haznedarı Erastus ve Kuartus kardeş size selâm ederler.
24Rabbimiz İsa Mesih’in inayeti hepimizle birlikte olsun. Amin.
25,26Şimdi, İncilime ve İsa Mesih’in vaazına gö-re, sonsuz çağlardan beri gizli tutulan, ama şimdi açığa çıkarılmış ve ebedi Allah’ın emrine göre, peygamberliğin Kutsal Yazıları aracılığıyla bütün uluslara iman itaatı için bildirilmiş olan sırrın açıklanışına göre, sizi sabit kılmaya yeterli Olan’a,
27Bilge olan tek Allah’a, İsa Mesih aracılığıyla sonsuz-lara2 dek yücelik olsun. Amin.